Bir çok hatam var. Bilerek yaptıklarım... Engel olamadıklarım... İstemeden hayatıma dahil olan bir çok insan var, ardında çok derin yaralar açıp istemediğim zamanlarda giden.. Beklemeden gelen ve istemeden çekip giden.
Ellerim titriyor. Üşümek böyle olsa gerek. Yalnızlığı iliklerinde hissetmek bu. Özlemek ve geri getirememek... Ne acı, Ne kadar acınası. Yazık! Bir hiçlik var, bir boşluk. tarifsiz bir his. Mutlusun ama değilsin. Nedensiz mutluluklar ve bazen tek bir şeye bağlı sevinçler. Bir gülücük belki. Belki de minik bir bakış. Hiç temas yok. Bol bol mesafe. Sevgiden mahrum yetişmiş bir aşk belki. Belki de aşk dolu bir sevgi.
Buz gibi bir nefes aldım. Ve devam ediyorum. Kendimden hiç beklemezdim ağlamadan böyle zamanların geçeceğini. Ben hep ağlarım. Ağlardım... Yapabildiğim iki şey var zaten; biri ağlamak. Bir diğeriyse özlemek. Birilerini özlemeden yaşar mı insan? Olmaz!
Bir dostun sıcak kolları çok müsait mutlu olmak için. Bütün hüznünü dindirebilir orası. Sünger gibi emer hatta gözyaşlarını. O dostlar yok mu o dostlar! İnsanın kahrını çeker.Annemin doğuramadığı kardeş!
Mesela en çok o kardeşler özlenir. En çok onlarla ağlanır. Ama onlara ağlanmaz.
Kaybettiklerim. Eğer bir gün tekrar kazanırsam.... Bu cümlenin devamı yok. Hiçbir zaman da olamayacak büyük ihtimalle. Çünkü kaybedilenler asla geri kazanılamaz. Yitirdiğim o büyük aşk! Ve değeri bilinmemiş birçok sevgili. O sevgililerle çekip giden sevgi. Kalbimdeki o boşluk budur belki..
Ağlayamamak ne büyük şanssızlık!
Ve severken yalnız kalmak...
O kadar söylenecek sözden hiçbir şeyin seçilememesi. Ve dudaklardan kelimeler yerine boş bir nefesin verilmesi.. Bazen bir şarkı konuşur yerine. Bazen o an şarkı bile susar haline.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder