Bir damla gözyaşı sanırım ihtiyacımız olan.
Bir şarkıyla gelen,
Belki de bir şiir sonunda...
Aslında özlemiyorum.
Özlemek için vakit bırakmıyorum kendime.
Uyuşturuyorum kendimi bir şekilde,
Senin yokluğunu anlamamak için.
Seninle olan şeyleri yapmıyorum mesela.
Seni hatırlatan sokaklardan geçmiyorum.
Seninle oturduğumuz bar taburesinde oturmuyorum,
Hatta o bara hiç gitmiyorum.
Ağlamıyorum da.
Ağlama demiştin çünkü...
Hissedersin belki ağladığımı.
Üzülürsün,
Kıyamam.
Sevmiyorum da sanki,
En azından eskisi gibi...
Yazamıyorum da artık.
Sesini duymayınca ilham gelmiyor ki be adam!..
Omzuma dokunuyorum bazen.
Öptüğün yere,
Dudaklarını hissederim diye belki...
Kokun kalmadı bende.
Silindi her yerimden.
Okuyamıyorum da artık,
Ne kitap
Ne şiir...
Çok yara aldım.
Çok hırpalandım.
Yavaş yavaş bittiğini hissediyorum.
Bilmiyorum ne zaman son bulur.
Bilmiyorum ne zaman bu acılar çekip gider.
Güvenemiyorum artık kimseye.
O kadar çok denedim ki güvenmeyi,
Ve başardım.
Güvendim,
Ama boşa güvendim!...
Çok hata yaptım.
Bizde de papaz olsa,
Gitsek ve günahlarımızı anlatsak...
Affedilir miyiz?
Ben affedilmem.
Günahkarım!
Aslında inanmam biliyorsun.
Boş versene.
Sen umursamıyorsun.
Sevmiyorsun.
Yalan söylüyorsun.
Sen hep gidiyorsun.
Sen hep terk ediyorsun.
Git!
Gitme!
Kal!
Sarıl bana,
"Artık buradayım." de.
"Her şey geçti." de.
Ama gitme.
Bir kez olsun kal.
Bir kez olsun sev.
21 Temmuz 2013 Pazar
13 Temmuz 2013 Cumartesi
Ben Böyleyim
Bütün acımı yitirdim.
Bütün sevgimi yitirdim.
Güvendiğim insanların hepsi bir bir gittiler.
Sevdiklerim zaten çekip gitmişti.
Sevmeyeyim dedim.
Güvenmeyeyim.
N'olur ki?
Oluyormuş.
Hem de çok şey...
O kadar kötü şekilde son buluyor ki bazen hayatlar...
Hiç yaşanmaması gereken şeyler yaşanıyor.
Hiç tadılmaması gereken acılar tadılıyor.
Ama insanoğlu çok güçlü!
Bazen ağlamıyor bile.
Tek damla gözyaşı bırakıyor odada.
Sonra çekip gidiyor.
Bazen sinir krizleri geçiriyor.
Ağlamamak güç gösterisi değil!
Ağlamak güçsüzlük hiç değil!
Ağlayan insan samimidir.
Ağlayan insanın canı çok yakılmıştır.
Ağlayan insan çok terk edilmiştir.
Ağlayan insan çok terk etmiştir.
Ağlamak sevmek gibidir.
Gerçektir, içtendir, istemsizdir.
Bazen bir şehri terk ederken,
Bazen arkada kalanlar için,
Bazen yaptığın hatalar veya seçimler için,
Bazen nefret ettiğin için...
Nefret öyle bir duygu ki...
Tarifi yok.
Yazsam sayfalar boşa harcanır,
Kalemler boşa tükenir.
Ama sevmek varken nefret etmek...
Nefret eden kişi için değil!
Edilen kişi için acınası!
Tren garında unutulan valiz gibi.
Boş ve anlamsız.
Sahipsiz ve duygusuz.
İşte öyleyim.
Sevmek istedim arkadaş!
Güvenmek istedim!
Bu en uzun yazım olacak...
Bir sigara yakmalı,
Boş boş yazılmaz bu.
Unutmak ne güzel.
Unutulmak çok acı!
Ben ne yaşadım bu kadar?
Bu kadar hüzün verecek,
Bu kadar acı çektirecek,
İnsanlara güvenmemi engelleyecek...
Ne yaşadın dost sen!
Ben acılarımı unutmam.
Ben sevinçlerimi unuturum.
Mutlu anlar olgunlaştırmaz.
Bir zaman gelir.
Ve artık üzülsen de,
Kırılsan da...
O lanet gözyaşı düşmez gözünden.
İçin parçalanır belki,
Belki çığlıklar atmak istersin.
Ama çıkmaz o nefes içinden.
Küçük bir kızdım ben.
Toz pembe dünyası olan.
Bebekleriyle oynayan.
Sonra bir adama güvendim.
Gözlerimi açtığımda güvendiğim ilk adama.
O toz pembe dünyamı
Siyah beyaz yapan adama.
Yıllar geçti.
Bir adama daha güvendim.
Hatta o adamı tüm kalbimle sevdim.
Siyah beyaz olan dünyam
Toz pembe oldu tekrar.
Ama aynı adam,
Dünyamı nasıl toz pembe yaptıysa...
Geri siyah beyaz da yapabileceğini gösterdi bana.
Çok şey yaşadım dost!
Acılardan beslenen bir kız oldum ben.
Kırılmayan, üzülmeyen,
Sevinmeyen bir kız oldum.
Canı yanmayan,
İnsanlara güvenmeyen bir kız oldum.
Ben ağlamayan bir kızım.
Ben umursamayan bir kızım.
Ben insanları önemsemeyen bir kızım.
Ben büyük bir aşk yaşamış bir kızım.
Ben büyük terk edilişler yaşamış bir kızım.
Ben terk edilişlerin şahını yaşamış bir kızım.
Ben artık kimseye değer vermeyen bir kızım.
Bütün sevgimi yitirdim.
Güvendiğim insanların hepsi bir bir gittiler.
Sevdiklerim zaten çekip gitmişti.
Sevmeyeyim dedim.
Güvenmeyeyim.
N'olur ki?
Oluyormuş.
Hem de çok şey...
O kadar kötü şekilde son buluyor ki bazen hayatlar...
Hiç yaşanmaması gereken şeyler yaşanıyor.
Hiç tadılmaması gereken acılar tadılıyor.
Ama insanoğlu çok güçlü!
Bazen ağlamıyor bile.
Tek damla gözyaşı bırakıyor odada.
Sonra çekip gidiyor.
Bazen sinir krizleri geçiriyor.
Ağlamamak güç gösterisi değil!
Ağlamak güçsüzlük hiç değil!
Ağlayan insan samimidir.
Ağlayan insanın canı çok yakılmıştır.
Ağlayan insan çok terk edilmiştir.
Ağlayan insan çok terk etmiştir.
Ağlamak sevmek gibidir.
Gerçektir, içtendir, istemsizdir.
Bazen bir şehri terk ederken,
Bazen arkada kalanlar için,
Bazen yaptığın hatalar veya seçimler için,
Bazen nefret ettiğin için...
Nefret öyle bir duygu ki...
Tarifi yok.
Yazsam sayfalar boşa harcanır,
Kalemler boşa tükenir.
Ama sevmek varken nefret etmek...
Nefret eden kişi için değil!
Edilen kişi için acınası!
Tren garında unutulan valiz gibi.
Boş ve anlamsız.
Sahipsiz ve duygusuz.
İşte öyleyim.
Sevmek istedim arkadaş!
Güvenmek istedim!
Bu en uzun yazım olacak...
Bir sigara yakmalı,
Boş boş yazılmaz bu.
Unutmak ne güzel.
Unutulmak çok acı!
Ben ne yaşadım bu kadar?
Bu kadar hüzün verecek,
Bu kadar acı çektirecek,
İnsanlara güvenmemi engelleyecek...
Ne yaşadın dost sen!
Ben acılarımı unutmam.
Ben sevinçlerimi unuturum.
Mutlu anlar olgunlaştırmaz.
Bir zaman gelir.
Ve artık üzülsen de,
Kırılsan da...
O lanet gözyaşı düşmez gözünden.
İçin parçalanır belki,
Belki çığlıklar atmak istersin.
Ama çıkmaz o nefes içinden.
Küçük bir kızdım ben.
Toz pembe dünyası olan.
Bebekleriyle oynayan.
Sonra bir adama güvendim.
Gözlerimi açtığımda güvendiğim ilk adama.
O toz pembe dünyamı
Siyah beyaz yapan adama.
Yıllar geçti.
Bir adama daha güvendim.
Hatta o adamı tüm kalbimle sevdim.
Siyah beyaz olan dünyam
Toz pembe oldu tekrar.
Ama aynı adam,
Dünyamı nasıl toz pembe yaptıysa...
Geri siyah beyaz da yapabileceğini gösterdi bana.
Çok şey yaşadım dost!
Acılardan beslenen bir kız oldum ben.
Kırılmayan, üzülmeyen,
Sevinmeyen bir kız oldum.
Canı yanmayan,
İnsanlara güvenmeyen bir kız oldum.
Ben ağlamayan bir kızım.
Ben umursamayan bir kızım.
Ben insanları önemsemeyen bir kızım.
Ben büyük bir aşk yaşamış bir kızım.
Ben büyük terk edilişler yaşamış bir kızım.
Ben terk edilişlerin şahını yaşamış bir kızım.
Ben artık kimseye değer vermeyen bir kızım.
9 Temmuz 2013 Salı
Zaman Gerek
Bırakıp gidemezsin bazılarını.
Ne kadar acı verirlerse versinler hala sevmeye devam edersin.
Ve seni en çok acıtan da
Hayatının içine eden birini hala sevmek olur.
Bazen sevmekten vazgeçersin.
"unuttum, bitti!" dersin.
Ama bitmez bilirsin.
Bitti desen de seversin.
Anılar...
Durup durup yeniden yaşarsın.
Bir an aklından silinse için parçalanır.
Hatırlamak için kendini paralarsın.
Sanki unutursan onu sevmekten vazgeçecekmişsin gibi...
Sanki sevmemek mümkünmüş gibi...
Hayat yoluna girsin istersin.
Girermiş gibi gelir bazen.
Ama hiçbir şey güzel olmaz onsuz.
Belki çok sonra,
Ama şu an değil...
Ne kadar acı verirlerse versinler hala sevmeye devam edersin.
Ve seni en çok acıtan da
Hayatının içine eden birini hala sevmek olur.
Bazen sevmekten vazgeçersin.
"unuttum, bitti!" dersin.
Ama bitmez bilirsin.
Bitti desen de seversin.
Anılar...
Durup durup yeniden yaşarsın.
Bir an aklından silinse için parçalanır.
Hatırlamak için kendini paralarsın.
Sanki unutursan onu sevmekten vazgeçecekmişsin gibi...
Sanki sevmemek mümkünmüş gibi...
Hayat yoluna girsin istersin.
Girermiş gibi gelir bazen.
Ama hiçbir şey güzel olmaz onsuz.
Belki çok sonra,
Ama şu an değil...
6 Temmuz 2013 Cumartesi
Öylesine
Düşünemiyorum!
O kadar kızgınım ki düşünemiyorum!
Çok değer veriyorum.
Bazen gereksiz insanları yok yere seviyorum.
Hem de sevgimi kazanmak için çabalamazlarken.
Üşüyorum.
Sarıl bana!
Özlüyorum.
Her nefesimde daha çok özlüyorum...
Ama çok da kızıyorum.
Öfkemi yenemiyorum...
Belki gülümsese koşup sarılırım.
Bilemiyorum...
Gözler...
O kadar anlamlı bakar ki...
Bazen bütün aşkını ilan eder,
Bazen nefretini kusar.
Ve ben düşünüyorum...
Seviyor muyum?
Yoksa nefret mi ediyorum?
Sanırım özlüyorum...
O kadar kızgınım ki düşünemiyorum!
Çok değer veriyorum.
Bazen gereksiz insanları yok yere seviyorum.
Hem de sevgimi kazanmak için çabalamazlarken.
Üşüyorum.
Sarıl bana!
Özlüyorum.
Her nefesimde daha çok özlüyorum...
Ama çok da kızıyorum.
Öfkemi yenemiyorum...
Belki gülümsese koşup sarılırım.
Bilemiyorum...
Gözler...
O kadar anlamlı bakar ki...
Bazen bütün aşkını ilan eder,
Bazen nefretini kusar.
Ve ben düşünüyorum...
Seviyor muyum?
Yoksa nefret mi ediyorum?
Sanırım özlüyorum...
1 Temmuz 2013 Pazartesi
Hayaller De Kırılabiliyormuş
Hak etmediğimiz şeyleri yaşarız bazen.
Önemli olan üstesinden gelebilmek sanırım ya da alışmak. Bilmiyorum. Zaten bilseydim bir şeyleri çözmeye çalışmazdım. Burada olmazdım.
Tam her şey kötü giderken biri çıkar karşına. Dersin ki "Evet! Onunla mutlu olabilirim." Ama işler düşündüğün gibi gelişmez. Hatta hayal ettiğin hiçbir şey gerçekleşmez.
Üzülürsün, kırılırsın, ağlarsın... Ama tabi ki de boşa...
"Çok istersen olmaz küçük." demişlerdi bir zamanlar... Ve ben çok istemiştim. Ve öğrendim ki çok isteyince olmuyormuş.
Önemli olan üstesinden gelebilmek sanırım ya da alışmak. Bilmiyorum. Zaten bilseydim bir şeyleri çözmeye çalışmazdım. Burada olmazdım.
Tam her şey kötü giderken biri çıkar karşına. Dersin ki "Evet! Onunla mutlu olabilirim." Ama işler düşündüğün gibi gelişmez. Hatta hayal ettiğin hiçbir şey gerçekleşmez.
Üzülürsün, kırılırsın, ağlarsın... Ama tabi ki de boşa...
"Çok istersen olmaz küçük." demişlerdi bir zamanlar... Ve ben çok istemiştim. Ve öğrendim ki çok isteyince olmuyormuş.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)