30 Haziran 2013 Pazar

Yaşa Hadi

Bazen elimizde olmadan hatalar yaparız.
Biliriz aslında hatanın "Geliyorum!" dediğini.
Hissederiz bir şekilde...
Ama engel olamayız.
Engel olabileceklerimize de engel olmak istemeyiz.
Bilerek yaparız yani.
Bir andan sonra umursamayız hiçbir şeyi.
Karşımızdakinin bir hareketi
Veya söylediği bir söz duyguları siler atar.
Duygu olmayınca mantığını da iptal eder insan.
Bazen de ilaçlar umursamaz davranmamıza sebep olur.

Dönüp arkana bakarsın,
"Keşke!" dersin.
Ama olan oldu bir kere, geri dönemezsin.
Unutup yaşamaya devam edeceksin...
Gözünden yaş bile akmaz.
Sende o hataya dair bir iki iz kalır.
Ve sen yaşamaya devam edersin.
Bazen için burkulur,
"Keşke"ler hayatını basar bir anda.
Oturup ağlarsın saatlerce,
Gözlerin şişer, sesin kısılır...
Ama geri döndüremezsin zamanı.
O düştüğün küçük durumu düzeltemezsin.

Bir sigara yakarsın.
Zaman geçmez.
Yaralar kapanmaz.
Hatıralar unutulmaz.
Hatalarınla yaşamayı öğrenirsin sen de.
Hayatın verdiği en büyük derstir bu.

Sen hayaller kurarken ufacık bir hatayla bütün hayallerin bitmesi.
Bir metropolün bir anda yerle bir olması gibi...
Hayatta yanlış düğmeye bastığın o an...
Alışılması zorunlu, geri çevrilemez ve unutulamaz bir an...
Yaşa hadi!

28 Haziran 2013 Cuma

Daha Çok Erken

Bu vücut benim değil sanki..
Bu beden bana ait değil.
Ellerim, bacaklarım yok.
Hissetmiyorum...
Başım dönüyor.
Nefes alamıyorum.
Gözlerim kararıyor.
Yere yığılacağım birazdan.
Neredesin? Tut beni!
Sıkıca tut ki ruhum bedenimden ayrılmasın.
Beni tut ki seninle kalabileyim.
Gitmeme izin verme.
Daha yaşanmamış çok şey var hiçbir şeyim.
Birbirimizi doyasıya öpmedik daha.
Gözlerimiz zihnimize kazınmadı henüz.
Kalplerimiz aynı anda çarpmadı heyecanla.
Vücutlarımız bir olmadı.
Ellerimiz birbirine kenetlenmedi.
Daha yaşayacağımız bir ömür var.
Birlikte yaşlanmalıyız biz.
El ele ölmeliyiz.
Birimiz önce değil!
Tut beni hiçbir şeyim.
Daha edemediğimiz birçok kavga var.
Gitmeme izin verme hiçbir şeyim.
Daha çok erken.
Sana doyamamışken,
Ölmeme izin verme.

27 Haziran 2013 Perşembe

Değiştim

Her şey bitti.
Evet bitti biliyorum.
Artık eskisi gibi değilim.
Değiştim.
Farklıyım.
Özlemiyorum.
Ağlamıyorum.
Üzülmüyorum.
Sevmiyorum.
Keşke demiyorum.
Geri dönmek istemiyorum.
Geçmişi düşünmüyorum.
Umursamıyorum.
Önemsemiyorum.
Kabulleniyorum.
Gerçekten gülüyorum.
Yeniden başlıyorum.
Hissedebiliyorum.
Yeniden sevebiliyorum.
Yeniden güvenebiliyorum.
Baştan başlıyorum.
Yaşıyorum.

25 Haziran 2013 Salı

Korkularım Var

Korkularım var.
Herkes gibi...
Üstesinden gelemeyeceğim olaylar
Ve yüzleşemeyeceğim korkularım var.

Sevdiğim biri var.
Ve o sevdiğim kişiye olan zaafım...
Kırgınlıklarım var.
Ve çok fazla gözyaşım.

Dakikalarca güldüğüm hatıralarım var.
İçinde zaafım olan adam.
Aylarca döktüğüm gözyaşlarım var.
Nedeni zaafım olan adam.

Nedeni olmayan terk edilişlerim var.
Ve nedeni olmayan aldatılışlarım.
Yüz üstü bırakılışlarım var.
Her seferinde güvenimi boşa çıkaran biri var

İstediğinde gelen bi adam var.
Zaafım olan adam.
Ve istediğinde çekip giden bir adam var.
Ve o da zaafım olan adam.

Hayatımın içine eden biri var.
Bu biri en çok sevdiğim biri.
Ve bu biri zaafım olan biri.
Ve bu biri hiçbir zaman karşı koyamayacağım biri...

22 Haziran 2013 Cumartesi

Şarkılar Anlatsın

Gözyaşları...
Aslında ne çok anlam yüklüler.
Belki bir aşk acısı
Belki aile özlemi..

Bir şarkı dinlersin ve ancak bittiğinde yanaklarındaki ıslaklığı fark edersin.

Dalıp gidersin mesela.
Bir anı canlanır gözünde,
Yanaklarında ise gözyaşları..

Ne çok sevmişim meğer.
Hiç değmemiş meğer...

Her bir hücrenin özlediğini hissettin mi hiç?

Ağlasam, hüznümü akıtsam geçer belki bu durgunluğum
Ama ağlayamıyorum bile...
O kadar çok üzgünüm ki
Bunu akıtacak gözyaşım yok.

Öyle çok şarkı yazılmış ki aşk adına
Ayrılık adına, sevgi adına...
Hiçbiri anlatamıyor ama beni
Ve hiçbiri getirmiyor seni bana geri.

Acıma sakın bana!
Ben seçtim seni senden sonra da sevmeyi.
Ben sevdim seni sen yokken sevmeyi.
Ve ben en çok sensizliği sevdim.

18 Haziran 2013 Salı

Özledim

Tam unuttum dersin karşına bir cümle çıkar ve bütün anılar geri gelir. Gözyaşları hücum eder. Sen düşünmemeye çalışırsın, yutkunursun ama o yaşlara mani olamazsın. Boğazın düğümlenir, hıçkırıklar yüzünden nefes alamazsın. Sarılsan geçecek oysa bilirsin. Ama sarılamazsın.

Belki tek bir bakış her şeyi düzeltebilir. Tek bir kelime; özledim... Ama dudaklar o harfleri oluşturmana yardım etmez işte. Hayat karşılaştırmaz sizi.

Sen hiç nefessiz kalıp ölmeyi istedin mi?

Bir anda bütün anılar hücum ediyor beynime. Hangisini seçip tekrar yaşasam? Buldum!

Hava buz gibiydi. Okuldan çıkmıştık ve altımda etek vardı. "Bu havada etek giyme, hasta olacaksın." demişti.  Dershaneye kadar yürümüştük. Sıcacık elleriyle ellerimi ısıtıyordu. Onu bırakıp gitmek istemiyordum. ilk kez elimi tutuyordu ve midemde kelebekler vardı. Gözlerinin içine baktım, sevgi doluydu. "Sarılabilir miyim?" dedim. "Hayır." dedi. Üzüldüm önce. Sonra kollarını açtı kocaman. "Burası her zaman senin!" der gibi... Başımı göğsüne yasladım, yüzümü gömdüm sıcacık kalbine... Kalbi yerinden çıkacak gibiydi. Beni çok seviyordu. Onu çok seviyordum. 

Ama sevgi dozunda güzeldi...

Çok sevmiştik. Ve birbirimize zarar verdik....

17 Haziran 2013 Pazartesi

Unutmak Güzeldir

Bilmem ki ne zaman vazgeçtim.
Düşünmekten, sevmekten, özlemekten 
Yaşamaktan...

Öldüğüm günü hatırlayamıyorum.

Bir uçurumdan aşağı baktığında midende oluşan o his..
Nedeni olmayan bir boşluk,
Ve nedeni bilinmeyen bir terk ediliş..

Gözlerinde acıdan bıkmışlık
Ve günlerdir süren lanet olası baş ağrıları
Bunların da nedeni yok.

Çay demlesem döner misin?

Sevilmiştik...
Sevişmiştik...
Çığlıklar atarak.

Tenim soğuk, içimde kan yok.
Uyuyamıyorum da
Artık sevmiyorum da seni

Sanırım öldüm. 
Evet öldüm! 
Ama hatırlayamıyorum...

Dudaklarımı yememe yardım eder misin?


7 Haziran 2013 Cuma

Bomboş Bir Kalp Düşün

Bir çok hatam var. Bilerek yaptıklarım... Engel olamadıklarım... İstemeden hayatıma dahil olan bir çok insan var, ardında çok derin yaralar açıp istemediğim zamanlarda giden.. Beklemeden gelen ve istemeden çekip giden. 
Ellerim titriyor. Üşümek böyle olsa gerek. Yalnızlığı iliklerinde hissetmek bu. Özlemek ve geri getirememek... Ne acı, Ne kadar acınası. Yazık! Bir hiçlik var, bir boşluk. tarifsiz bir his. Mutlusun ama değilsin. Nedensiz mutluluklar ve bazen tek bir şeye bağlı sevinçler. Bir gülücük belki. Belki de minik bir bakış. Hiç temas yok. Bol bol mesafe. Sevgiden mahrum yetişmiş bir aşk belki. Belki de aşk dolu bir sevgi.
Buz gibi bir nefes aldım. Ve devam ediyorum. Kendimden hiç beklemezdim ağlamadan böyle zamanların geçeceğini. Ben hep ağlarım. Ağlardım... Yapabildiğim iki şey var zaten; biri ağlamak. Bir diğeriyse özlemek. Birilerini özlemeden yaşar mı insan? Olmaz!
Bir dostun sıcak kolları çok müsait mutlu olmak için. Bütün hüznünü dindirebilir orası. Sünger gibi emer hatta gözyaşlarını. O dostlar yok mu o dostlar! İnsanın kahrını çeker.Annemin doğuramadığı kardeş!
Mesela en çok o kardeşler özlenir. En çok onlarla ağlanır. Ama onlara ağlanmaz. 
Kaybettiklerim. Eğer bir gün tekrar kazanırsam.... Bu cümlenin devamı yok. Hiçbir zaman da olamayacak büyük ihtimalle. Çünkü kaybedilenler asla geri kazanılamaz. Yitirdiğim o büyük aşk! Ve değeri bilinmemiş birçok sevgili. O sevgililerle çekip giden sevgi. Kalbimdeki o boşluk budur belki..
Ağlayamamak ne büyük şanssızlık!
Ve severken yalnız kalmak...
O kadar söylenecek sözden hiçbir şeyin seçilememesi. Ve dudaklardan kelimeler yerine boş bir nefesin verilmesi.. Bazen bir şarkı konuşur yerine. Bazen o an şarkı bile susar haline.